Esat KORKMAZ
(YASAKLI KÜLTÜRLERDE/KIZILBAŞLIKTA)
TEOLOJİNİN SIRRI ANTROPOLOJİDİR [3]
Bâtınî İnanç Neden Değil Sonuçtur
Bâtınî inanç, neden değil “sonuçtur”: İnancın kuralları, düşünülerek ve deneyim yapılarak “Tanrı’nın bedeninden” derlenir. Çünkü inanç kuralları, Tanrı’nın bedeninde “gizlidir”. Tanrı’nın bedeni somutlar dünyasıdır. Somutlar dünyasında “bilinç akımı” denilen şey, bedenden bedene ya da nesneden nesneye “akan” şeydir; “inanç akmaz”, inanç “akan bilincin sonucudur”; o nereye “koşarsa” inanç da oradadır. Ortodoks dinlerde, tümüyle nesnel bir çalışma yapabilmenin olanaklı olmadığını bilmemiz gerekir. Nesnel çalışma yapılamıyorsa ruhlar “uyanmaz”; ruhlarımızın uyanması için düşüncemiz-inancımız etimizin eyleminin “gerekçesi” olması gerekir; ancak böylesi bir durumda, yani “maddi” yanımızla bağlantı kurulduğunda ruhlarımız “uyanır”. Ruhumuz bedenimiz, bedenimiz ruhumuz için bir “zil” sesidir; ötesinde birbiri için “berekettir”. Embriyon halindeyken doğmayı diledin, bu aslında Sessiz-Tanrı’nın “isteği” idi; dileğin gerçekleşti doğdun; bu da Sessiz-Tanrı’nın “buyruğu” idi. Yol doğumunda, “anne karnına dönmeyi, ağızdan doğmayı” diledin; bu Konuşan-Tanrı’nın “isteği” idi; isteğin gerçekleşti doğdun; bu da Konuşan-Tanrı’nın “buyruğu” idi. (23)
Bu yolla Kızılbaşlık “inancı” insanın insana, çevreye, doğaya, topluma “saygısına, sevgisine” ve Tanrı’ya “aşka”(24)dönüştürürken “dini”, insanın ve doğanın “bilgisine” çevirdi. Âşık Hüdâi, bu durumu ne güzel açıklıyor:
Ben âşığım meşrebimi sormayın/ Meşrebim aşk mezhebim aşk dinim aşk/Aşkım inancımdır ayrı görmeyin/İnancım aşk imanım aşk yönüm aşk (25)
Kızılbaşlıkta, insanın aklının ve doğanın aklının eğilimleri ya da sonuçları “inanç eğilimleri” ya da “inanç kuralları” olarak algılandığı için inancın ne olduğu, inanç yükümlerinin neler olacağı ancak “düşünülerek” keşfedilebilir; bu keşif kendini “ruhun uyanması” biçiminde dışa vurur. (26)
Demek ki inanç olgusu bir “keşif” olgusudur; doğal olarak Tanrı da “düşünme” yoluyla keşfedilip bilince-inanca taşınacaktır.
Açıkladığımız nedenlerle “teolojinin sırrı antropolojidir” diyenlerin, “düşüncelerini aşan inançları olamaz”; tersinden söylersek inançlarının, “düşüncelerinin nesnel sınırlarını aşma yeteneği/olanağı” yoktur. Doğal olarak “teolojinin sırrı antropolojidir”, diyenler; doğaya, insana ve insanın bilme yetisine yöneldiler. “Doğanın aklı” ve“insanın aklı” üzerinde yapılanarak “âdil toplum” tartışmaları kapsamında, ezilenleri “esenliğe” çıkartacak sınıfların-özel mülkiyetin ve devletin olmadığı bir “kâmil toplum” tasarımını geliştirdiler.
Fazla lafa gerek yok: Sonsöz İbreti’nin:
Bir Şah olsam hükmeylesem cihana/Kilise, mescidi yıkar giderdim/Okullar yapardım bütün insana/Cehaleti kökten söker giderdim
Fabrikalar kurar idim her yerde/İkiliği kovar idim bu serde/Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde/Cihana bir gözle bakar giderdim
Gerçek insanları bilirdim Allah/Ondan gayrisine tapmazdım billâh/Ne Kâbe kalırdı ne de Beytullah/Yerine bir arpa eker giderdim
İnsanlıktan başka olamazdı cennet/Yok olurdu İsa. Musa, Muhammet/Kalkardı dünyada mezhep, tarikat/ Dinlerin bağını çözer giderdim
Bir olurdu zengin fakir her zaman/Çaresiz dertlere olurdum derman/Ne gâvur kalırdı ne de Müslüman/ Tümünü bir yola çeker giderdim
Gece gündüz çalışırdım millete/Bir faydalı kul olurdum elbette/Bir ırmak olurdum Güneş’ten öte/Yeni fezalara akar giderdim
O günü görseydim yüzüm gülerdi/Dünyada insanlar bayram ederdi/Ne bir silah ne bir atom kalırdı/Bir ulu deryaya döker giderdim
İbreti der varlığımız bitmezdi/İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi/Ayrı gayrı devlet icap etmezdi/Dünyaya bir bayrak diker giderdim.(*)
(*)İbreti(1920-1976). Sarız’ın Kırkısrak köyünde doğdu. Asıl adı Hıdır Gürel’dir. Geçmişi Akçadağ’dan göçen bir aileye dayanmaktadır. Âşıklık geleneğinin yoğun olduğu bir aile ve yörede büyüdü. İlk deyişleri köylerine gelip giden dedelerden öğrendi. Zaman içinde cemlerde dinlediği dede ve zâkirlerden öğrendikleriyle de bilgisini pekiştirdi. 18 yaşında evlendi. Askere gidinceye dek ayakkabı tamirciliğiyle geçimini sürdürmeye çalıştı. Askerlik dönüşü Afşin’e giderek birkaç hafta içinde terziliğe ilişkin temel bilgileri kavrayarak Sarız’da terzilik yaptı. Bağlama çalmayı bu dönemden sonra öğrendi ve sürekli okuyarak kendini geliştirdi. Yaşamının zorluğu nedeniyle İbreti mahlasını kullanmaya başladı. Terziliğin dışında madencilik, bağlama yapımcılığı, diş çekmek, fotoğrafçılık gibi çeşitli işlerle geçimini sağladı. Fotoğrafçılık işini önce Sarız’da sonra Elbistan’da sürdürdü. Bu dönemde Alevilere yönelik birtakım saldırılardan dolayı işyeri tahrip edildiğinden yeniden Sarız’a, sonra da İstanbul’a yerleşti.
(1)“İnanç araştırması yaygın olarak teoloji araştırması ile sınırlı düşünülse de teoloji, inanç araştırmasının boyutlarından sadece biri olarak düşünülebilir. Zira inanç ve inanma üzerine araştırmalar, epistemolojinin temel araştırma konularından biri olduğu için bu kapsam içinde düşünülmesinde ve bu araştırmanın teoloji ile sınırlandırmadan ele alınmasında yarar gözüküyor. Spinoza epistemolojik olarak nadiren vurgu yaptığı inanç araştırmasının teolojik boyutunu politik görüşleriyle birlikte geliştirir ve bu iki araştırma alanını da doğa araştırmasının altına yerleştirir. Teolojinin konusu olarak inanç kavramının dışında gerçek inancı ise şöyle tanımlar: ‘Gerçek inanç, gerçek bilgiye götüren ve bizi gerçekten sevilebilir olan şeylere karşı uyanık tuttuğu için iyidir.’ Diğer taraftan teolojinin konusu olarak inanç ise bunun aksine gerçekliğin bilgisinin yoksunluğundan ileri gelir.”(Felsefelogos; İnanç; Yıl: 16; Sayı: 45; 2012/ 2; s, 49); “Bu nedenle teoloji, nesnesi olmayan bir bahistir. Darwin, kutsallığı bu anlamda bitirdi, sadece maymunlar hususunda değil.”(Eagleton, Terry; Tatlı Şiddet/ Trajik Kavranı-Çeviren: Kutlu Tunca-; İstanbul- 2012; s, 158); “Dinin içeriğinin ve nesnesinin tamamen insani olduğunu, teolojinin gizinin antropoloji, tanrısal özün insani öz olduğunu kanıtladık. Ancak dinin içeriğinde insanlık bilincine yer yoktur; o daha çok insani-olana karşı koyar ya da en azından içeriğinin insani olduğunu itiraf etmez… İnsan, başkasının fedakârlıkta bulunarak kendisine yaptığı iyilik için tanrıya şükreder. İyilik yapan kişiye ettiği teşekkür sadece sahte bir teşekkürdür, onun için değil tanrı için geçerlidir… Hıristiyanlık, hiç olmazsa günümüzde, artık tanrıya kanlı kurbanlar sunmuyorsa…, bu sadece, duyusal yaşamın artık en büyük servet sayılmamsından kaynaklanır. Buna karşılık tanrıya, ruh, zihniyet kurban edilir, çünkü bunlar daha önemli sayılır…”(Feuerbach, Ludwıg; Hıristiyanlığın Özü(Çeviren: Oğuz Özügül); Say Yayınları; İstanbul- 2008; s, 341-344)
(2) Aktaran Tekin Arif; Bilinmeyen Yönleriyle Kur’an; Berfin Yayınları; İstanbul- 2012; s, 5
(3) Benjamin Walter; Brecht’i Anlamak-Çev.: Haluk Barışan-Güven Işısağ-; Metis Yayınları; Dördüncü Basım; İstanbul- 211; s, 8
(4) Ceylan Yasin; Dindarlık ve Kişilik; Radikal İki; 27.05.2012; s, 9;“Dinin ve diğer dünya görüşlerinin sebep olabildikleri en büyük tehlike, bunlara inanan ve bağlanan kişilerin insaniyetini tüketmesidir..... Kutsal bir hamle yapayım diye insanlığını inancına vakfeden kimse, sonuçları çok vahim olan bir teşebbüste bulunmuştur.... ‘mutlak’ olanı ve ‘mükemmel’ olanı buldum sevinciyle insaniyetini, imanı ile kapatırsa, geriye kalan ömrü süresince tekâmülünü durdurmuş olur..... Tekâmülden kendisini, kendi eliyle alıkoyan dindarın diğer vahim olan tavrı, kendisi gibi inanmayan ve yaşamayanı, hakikatten ve erdemlilikten uzak görmesi ve onu ötekileştirmesidir. Bundan daha vahim olanı, bu ötekileştirdiği insanlara adaleti, insafı ve saygıyı esirgemesidir..... İnsaniyetini imanıyla özdeşleştiren inançlının, inançlarını revize etme imkânı kalmamıştır....”
(5) Rowland, Christopher (Editör); Kurtuluş İdeolojisi/Gerald West/İncil ve Yoksullar: Teolojiyi Uygulamanın Yeni Yolu -Çev.: M. Fatih Karakaya ve Sevinç Altınçekiç-; Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2011; s, 156
(6) Rowland, Christopher(Editör); Kurtuluş İdeolojisi/Giriş: Kurtuluş Teolojisi-Çev.: M. Fatih Karakaya ve Sevinç Altınçekiç-; Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2011; s, 20)
(7) Rowland, Christopher(Editör); Kurtuluş İdeolojisi/Shadaab Rahemtulla/ İslami Kurtuluş Teolojisi -Çev.: M. Fatih Karakaya ve Sevinç Altınçekiç-; Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2011; s, 146; “Kur’an’ın toplumsal adalet vurgusu üzerine inşa edilen İslami kurtuluş teolojisi, söylemin öznesini merkezden toplumun ihmal edilmiş sınırlarına kaydırmayı amaçlar... İslami kurtuluşçular, özellikle feministler, Kur’an’daki tevhid kavramının da üzerinde durmuş ve Allah’ın birliğinin, cinsiyet, sınıf ve ırk gibi hiyerarşilerle bölünmemiş bir biçimde insanlığın da birliğini gerektirdiğini öne sürmüşlerdir.”
(8) Rowland, Christopher(Editör); Kurtuluş İdeolojisi/Shadaab Rahemtulla/ İslami Kurtuluş Teolojisi -Çev.: M. Fatih Karakaya ve Sevinç Altınçekiç-; Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2011; s, 147
(9) Özcan İsmail; Marx’tan Gökten İnmemiş Bir Kutsal Kitap; Kapital; Radikal Kitap; 23 Mayıs 2012; s, 17
(10) Rowland, Christopher(Editör); Kurtuluş İdeolojisi/Denys Turner/Marksizm, Kurtuluş Teolojisi ve Olumsuzlama Tarzı-Çev.: M. Fatih Karakaya ve Sevinç Altınçekiç-; Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2011; s, 226-227
(11)“Batı düşüncesinde Tanrı’nın ölümünü ilan ederken Nietzsche’nin amacı, aslında insana, insan bedenine yer açmaktı. ...., bu boşluğu insanın kendisiyle doldurmayı, Tanrı’dan boşalan yere insanı koymayı öneriyordu.” (Daldeniz Elif; Zerdüşt: Tiksinti Duymayan İnsan; Cogito; Üç Aylık Düşünce Dergisi; Yapı Kredi Yayınları; İstanbul- 2001; Sayı: 25; s, 253)
(12) “ ‘İnsanı ilgilendiren dünyayı yalnızca biz yaratmışızdır’, der Nietzsche. ‘Ne yazık ki’, diye sürdürür sözlerini, ‘dünyanın yaratıcısının biz olduğumuzu hep unuturuz’. Bu dünyanın yerine başka ve aşkın bir dünya yaratılmış olduğunu, insanlığın öteki dünyayı gerçek, içinde yaşadığı dünyayı ise sahte kabul ederek çağlar boyu günlerini boşa geçirdiğini ileri sürer.” (Daldeniz Elif; Zerdüşt: Tiksinti Duymayan İnsan; Cogito; Üç Aylık Düşünce Dergisi; Yapı Kredi Yayınları; İstanbul- 2001; Sayı: 25; s, 254)
(13) “: Zira ‘bedenin düşüncesi Allah’a düşmanlıktır’, ... ‘Allah’ın şeraitine itaat etmez, hem de edemez.’ Bu yüzden, bedensel olanın yanında yer alanlar, Tanrı’ya düşman olmaya devam edecekler ve devam etmeliler.” (Anidjar Gil; Düşmanın Tarihi/ Yahudi, Arap(Çeviren: Timuçin Binder); Ayrıntı Yayınları; İstanbul- 2012; s, 43)
(14)“Yakından bakıldığında tanrıdaki iki ilke neye indirgenir? Bu ilkelerden biri doğaya, en azından kendi gerçekliğinden çıkarılmış, senin tasarımında varolduğu gibi bir doğaya, öteki de tine, bilince, kişiliğe indirgenir. Sen tanrıya onun yarısına göre, onun arka ve ters yüzüne göre değil, … sadece tini, bilinci gösteren ön yüzüne, çehresine göre tanrı dersin:… Böylece burada, tanrıdaki iki ilkeye ilişkin gizemci öğretide, gerçek nesne patoloji, tahayyül edilmiş nesne teoloji olur; yani, patoloji teoloji haline getirilir. …; bizim görevimiz teolojinin, kendisine gizli kalan, içrek bir patolojiden, antropolojiden ve psikolojiden başka bir şey olmadığını…göstermektir. …..” (Feuerbach, Ludwıg; Hıristiyanlığın Özü(Çeviren: Oğuz Özügül); Say Yayınları; İstanbul- 2008; s, 134-135)
(15) “... bilginin varlığı, bilgi tarafından ölçülemez; şu halde felsefenin birinci adımı, şeyleri bilinçten defetmek ve onunla dünya arasındaki gerçek ilişkiyi yeniden kurmak, yani, bilincin dünyayı konumlandıran bilinç olduğunu göstermektir....”(Sartre, Jean-Paul; Varlık ve Hiçlik/Fenomenolojik Ontoloji Denemesi(Çevirenler: Turahan Ilgaz-Gaye Çankaya Eksen) İthaki Yayınları; İkinci Baskı; İstanbul- 2009; s. 26)
(16) “Felsefi düşünceye adım atılır atılmaz; bilinçten önce ne vardı?, diye sorulur: Yanıt hazır gibidir; bilinçten önce var olan şey, karanlık enerji durumunda bulunan bir varlık doluluğudur, yani doğa olmayan doğa doluluğudur; öyleyse bilinç, varlık olmak isteğinin bir nedenidir. Varlık nesnel ise bunun nedeni de nesneldir: Nesnel şeyler, nesnel sonuç üretir. İsteğin nedeni içte olduğuna göre varlık, içten yönetilir. İçten yönetilme tasarımı, bir içkinlik felsefesi geliştirmiştir. (Korkmaz, Esat; Kızılbaş Aydınlanma; Demos Yayınları; İstanbul- 2011; s. 11); “... felsefe tarihinin en gelişkin içkinlik düşüncesine varır Spinoza. İçkinlik, evrenin dışında aşkın bir tanrıyı reddeden bir anlayış değil sadece; her bir şeyin, genel ve yargılayıcı söylemlerin tahakkümünden kurtulması, yalnız kendi tekil varolma çabasıyla görünür olmasıdır..”(Spinoza-Blyenbergh/ Kötülük Mektupları (Yayına Hazırlayanlar: Alber Nahum-Gaye Çankaya, Çeviri: Alber Nahum); Norgunk Yayıncılık; İstanbul- 2008; Sunuş: s. 25)
(17) “Yalan da doğru da dünyada ispat olur; dünyada kendini ispat etmeyen lâ mekândır, mekânsızdır. Allah’ın mekânı dünyadır, bu nedenle dünyanın her tarafında hazır ve nazırdır. Hazır olan kendini insanlarla ispat eder ve Allah’ın ispatı da insanlardır. İnsanlarda ispat olmayan lâ mekândır.” (Başköylü Seyyid Hasan Efendi; Hakk’ın Emri Rızası(Yayına Hazırlayan: Hüseyin Boy); Yurt Kitap-Yayın; Ankara- 2007; s, 184)
(18) Korkmaz, Esat; Hiçlik Defteri-II-; Anahtar Kitaplar Yayınevi; İstanbul- 2009; s. 15)
(19) “Özdeğin ille de görünür niteliklerle varlaşması gerekmez. Sonsuz uzayda, görülür niteliğinden yoksun özdek kümeleri, açıkçası görünmez özdek, yeni özdek kümelerinin oluşumunu sağlar.... Uzayın derinliklerinde, bütün evrene yaygın görülmeyen enerji, enerji özdekleri vardır. Sonsuz uzayda enerji(ışık) olarak kullanılan özdek yitimini karşılamak üzere, bu ışımasız özdeksel enerjiden sonsuz boşluğa yeni özdek yığınları sürülür. Demek, ışımasız özdek bilinen özdeğe dönüşür...” (Ergüven, Abdullah Rıza; Evrenbilim ve Tanrı Kavramı; Berfin; İstanbul- 2000; s. 19)
(20) Korkmaz, Esat; Anadolu Aleviliği; Berfin Yayınları; İkinci Baskı; İstanbul- 2008; s, 62
(21) “ ‘Züht’ makamlarını ilk sınıflandıran kişinin İbrahim olduğu söylenir. Dokuzuncu yüzyıldan sonra sık sık görüldüğüne göre, üçlü ayrım daha sonraki bir kaynaktan çıkmış olmalı; bu ayrım şöyledir: a) terk-i dünya, b) terk-i ukbâ(...), c) terk-i terk.” (Schimmel, Annemarie; İslamın Mistik Boyutları(Çeviren: Ergun Kocabıyık); Kabalcı Yayınevi; İstanbul- 2001; s, 51)
(22) Daha geniş bilgi için bkz.: Korkmaz, Esat; Kitap/ Yol Rehberi/ Gülbanklar-Erkânlar; Demos Yayınları; İstanbul- 2009; s, 90-91-92)
(23) Daha geniş bilgi için bkz.: Korkmaz, Esat; Kan Dolambacında Saklambaç Oynayanlar ya da Aydın Düşmanlığını Yol’un Gereği Sayanlar; Serçeşme Dergisi; Sayı: 43; İstanbul- Haziran/ 2008; s, 6-7)
(24) “Aşk sözünü muhtemelen ilk kullanan Nuri, ‘muhip, aşkından zevk alırken âşık araya mesafe koyar’, diyerek kendini savunmuştur. Bu terim, onunla ilâhi hayatın iç devinimlerini -…- açıkça dile getiren Hallac’a miras kaldı ve Fahrüddin Irakî, şiirsel olarak kelime-i şahadetin sözlerini lâ ilâhe illâl-aşk(aşktan başka Tanrı yoktur) diye değiştirinceye kadar(…) sonraki sûfi düşüncesini kesin olarak etkilemiştir.”(Schimmel, Annemarie; İslamın Mistik Boyutları(Çeviren: Ergun Kocabıyık); Kabalcı Yayınevi; İstanbul- 2001; s, 143); “Aşktan başka tanrı yoktur ve Ali aşkın velisidir(lâ ilâhe illâlaşk, aliyyun veliyulaşk).... aşk, bir ‘insanlaşma ortamı’dır; orada insan kendini bulur, keşfeder. Başkasına -bu başkası Tanrı’dır- ulaşmanın yollarını arar bulur. Aşk, insan olabilmek için gerçek bir ‘kaçınılmazlıktır’; kendini ve dünyayı yeniden kurmaya çalışan insan için zorunlu bir etkinliktir. Ruh ve beden bütünlüğünden daha geniş ve çerçeveli olarak algılanan tanrısal bütünlüğe ulaşmaktır. Aşk, gerçek bireyden ‘dünyaya açıldığımız’ yerdir: Bu anlamda ‘eşiktir.’” (Korkmaz, Esat; Serçeşme Dergisi; Sayı: 35; İstanbul- 2007)
(25)Âşık Hüdâi; Bütün Evren Semah Döner(hzl.: Celal Kılıç); Altıncı Baskı; Güldikeni Yay; Ankara.- 1998; s. 16)
(26)“Heiler her fırsatta Friedrich von Hügel’in, ‘ruh maddi şeylerle bağlantı kurduğunda uyanır’, saptamasına gönderme yapmaktan hoşlanırdı. Bu, en yüce manevi tecrübenin duyusal bir nesne… tarafından harekete geçirilebileceğini ifade eder…” (Schimmel, Annemarie; Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri(Çeviren: Ekrem Demirli); Kabalcı Yayınevi; İstanbul- 2004; s, 13)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2016
28.11.2016
23.11.2016
16.11.2016
12.11.2016
4.01.2016
1.01.2016
12.08.2016
4.02.2016
29.07.2016